Giriş
Saydığın saat nasıl geçti, tahminin mi büyük çıktı, sayın mı? Tahmin genellikle kazanır. Gün boyu konuştuğumuzu sanırız, ama cümlelerin çoğu bebeğin başının üstünden, eşimize, telefona ya da kendimize söylenmiştir; bebeğin yüzüne bakıp ona söylenen cümleler sandığımızdan azdır. Bu fark bir suçlama değil, bir fırsat. Bu derste o fırsatı nasıl kullanacağını konuşacağız.
Bu dersin sonunda bebeğinle geçirdiğin sıradan dakikaları, yani bez değişimini, mamayı, arabadaki yolculuğu, küçük birer konuşma dersine dönüştürebileceksin. 1.4'te servis-karşılık döngüsünü beyin açısından görmüştük; bu ders o fikri mutfağa, banyoya ve parka taşıyor. İyi haber şu: bunun için kursa, karta, uygulamaya ya da pahalı bir oyuncağa ihtiyaç yok. Gereken tek şey konuşan, bakan ve cevap veren bir yetişkin; bu yetişkin anne, baba, babaanne ya da bakıcı olabilir.
Ana anlatım
Dil banyosu. Bebek dili derslerle değil, dilin içinde yüzerek öğrenir. Bu yüzden "dil banyosu" benzetmesini kullanıyoruz ve onu üç kurala bağlıyoruz: çok konuş, zengin konuş, karşılıklı konuş. Çok konuşmak, ne yaptığını ve ne gördüğünü anlatmaktır: "Şimdi bezini açıyorum, ıslakmış, temizini takıyoruz." "Kırmızı bir araba geçti, ne hızlı!" Buna spikerlik de diyebilirsin; ilk günlerde tuhaf gelir, bir hafta sonra alışkanlık olur. Zengin konuşmak, aynı kelimeyi tekrar etmek yerine dünyayı ayrıntılarıyla adlandırmaktır: yalnızca "mama" değil "sıcacık havuç püresi", yalnızca "kuş" değil "bak, bir serçe dala kondu".
Üçüncü kural en önemlisidir: karşılıklı konuşmak. 1990'larda Betty Hart ile Todd Risley'nin çalışması, farklı ailelerde büyüyen çocukların üç yaşına kadar duyduğu kelime sayısı arasında büyük farklar bulmuştu ve bu bulgu yıllarca "otuz milyon kelime farkı" diye anlatıldı. Çalışma küçük bir örneklemle yapıldığı ve farkın büyüklüğü sonraki araştırmalarda tartışıldığı için bu sayıyı ihtiyatla anmak gerekiyor. Daha yeni çalışmalar başka bir şeye dikkat çekiyor: bebeğin duyduğu toplam kelimeden çok, yetişkinle arasındaki konuşma sırası sayısı, yani bebeğin ses çıkarıp yetişkinin cevap verdiği, bebeğin yeniden ses çıkardığı karşılıklı döngüler, sonraki dil gelişimiyle daha güçlü ilişkili görünüyor. Televizyondan gelen kelimeler bu işi yapmaz, çünkü televizyon bebeğin sesine cevap vermez.
Bebek konuşması ("anne dili") iyi bir şeydir. Yetişkinler bebekle konuşurken çoğu zaman kendiliğinden sesi inceltir, heceleri uzatır, tonlamayı abartır ve daha yavaş konuşur. Bu tarza araştırmacılar bebeğe yönelik konuşma der ve farklı kültürlerde benzer biçimde görülür. Bu içgüdüsel tarz bebeğin dikkatini çeker ve seslerin arasındaki farkları duymasını kolaylaştırır; bebekler de bu konuşmayı, yetişkinlerin birbiriyle konuşmasına tercih eder. Yani "Bebekle bebek gibi konuşma" uyarısı yarı yarıya yanlıştır. Tonu abartmak iyidir; kelimeleri bozmak ise gereksizdir. "Mamamı yiyecek miymiş cicişim?" yerine, aynı sıcak ve uzatılmış tonla doğru kelimeleri kullan: "Mamanı yiyecek misin, canım?"
Bu ülkede sayısız evde birden fazla dil konuşulur: Türkçe ile Kürtçe, Arapça, Lazca, Çerkesçe ya da bir yabancı dil. Bir yaygın korkuyu burada düzeltelim: iki dil bebeği karıştırmaz ve dil gecikmesine yol açmaz. İki dilli çocukların kelimeleri iki dile dağılabilir ve bir dönem iki dili karıştırarak konuşabilirler; bu olağandır. En iyisi, her yetişkinin bebekle en rahat, en zengin ve en sıcak konuştuğu dili kullanmasıdır; babaannenin ninnisini kendi dilinde söylemesi bir kayıp değil, bir hazinedir.
Servis-karşılık pratiği: beş adım. Harvard'daki Gelişen Çocuk Merkezi'nin modelini ev diline çevirelim. Birinci adım servisi fark etmektir: bebek neye bakıyor, neyi gösteriyor, hangi sesi çıkarıyor? İkinci adım karşılık vermektir: bakışını takip et, aynı sesi geri ver, gülümse, dokun. Üçüncü adım adlandırmaktır: "Kedi! Evet, bir kedi gördün." Dördüncü adım sıra beklemektir: bebeğe cevap vermesi için zaman tanı; bebekler yavaş cevap verir, içinden beşe kadar say. Beşinci adım bitişi takip etmektir: bebek bakışını çevirdiğinde, esnediğinde ya da başka yöne döndüğünde dikkati kapanmıştır; zorlamadan bırak ve yeni servisi bekle. Bu beş adım günde yüzlerce kez, birkaç saniyelik dilimlerde olur. Ayrıca zaman ayırmana gerek yok; zaten birlikte geçirdiğin zamanın içine yerleşir.
Ortak dikkat: dokuz ayın devrimi. Sekiz-on iki aylar arasında bebeklerde önemli bir değişiklik görülür. Bebek bir şeye bakar, sonra sana bakar, sonra yine o şeye bakar; parmağıyla göstermeye ve senin gösterdiğin yere bakmaya başlar. Buna ortak dikkat denir. Gelişim psikoloğu Michael Tomasello bu değişime "dokuz ay devrimi" adını verir, çünkü dilin, sosyal öğrenmenin ve başkasının zihnini anlamanın başlangıcıdır: "Sen ve ben aynı şeye bakıyoruz ve bunu ikimiz de biliyoruz." Bebek bir şey gösterdiğinde elinden geldiğince her seferinde cevap ver; bu, dilin en verimli öğrenildiği andır. 1.5'te gördüğümüz gibi, ilk yaş gününe gelindiğinde parmakla göstermenin hâlâ hiç görülmemesi bir gelişim değerlendirmesi gerektiren işaretlerden biridir.
İlk oyunlar ve ne işe yaradıkları. Bebeklikteki basit oyunların her biri bir şey öğretir. Ce-e, 1.2'de gördüğümüz nesne sürekliliğini ve "kaybolan geri gelir" güvenini çalıştırır. Aynaya bakmak kendilik algısının ilk adımlarıdır; bebek aynadakinin kendisi olduğunu genellikle bir buçuk-iki yaş civarında anlar. On-on iki aylar civarında at-getir oyunları, yani bir topu yuvarlayıp geri almak, sıra almayı ve neden-sonucu çalıştırır. "El el epenek, elden çıktı kepenek" gibi tekerlemeler ve parmak oyunları ritmi, dili ve dokunmayı bir araya getirir. Kitaplar altı aydan itibaren okumak için değil, bakmak, göstermek ve adlandırmak için vardır; kalın sayfalı, gerçek nesne fotoğrafları olan kitaplar iyi bir başlangıçtır. Yer zamanı da bir oyundur: gün içinde birkaç kez, bebek uyanıkken ve biri yanındayken yere yüzüstü yatırmak, boyun, sırt ve kol gücünün temelini atar. Bu yüzüstü oyun zamanıdır, uyku zamanı değil. Ve genel bir kural: pahalı "geliştirici" oyuncakların hiçbiri, cevap veren bir yüz kadar geliştirici değildir.
Ekran. Dünya Sağlık Örgütü iki yaşından küçük çocuklar için ekran süresi önermiyor; Amerikan Pediatri Akademisi de on sekiz aydan küçük çocuklar için görüntülü arama dışında ekranı önermiyor. İki gerekçe var. Birincisi, ekran servis-karşılık vermez: bebeğin sesine, bakışına ya da göstermesine cevap vermez. İkincisi, ekranda geçen her dakika yüz yüze geçmeyen bir dakikadır. Araştırmalar, arka planda açık duran bir televizyonun bile ebeveynin bebekle konuşmasını belirgin biçimde azalttığını gösteriyor; televizyon kimse izlemese de odadaki dili emer. Görüntülü arama bir istisnadır, çünkü karşıdaki dede ya da teyze cevap verir. Bebeği sakinleştirmek için telefon uzatmak kısa vadede işe yarar ve bazen bir ebeveynin tek çıkış yolu gibi görünür; ama bu alışkanlık hâline gelirse çocuğun kendi sakinleşme yollarını kurmasını geciktirebilir. Ekranı Modül 5, 6 ve 12'de yaşa göre yeniden ele alacağız.
Peki duş almak, yemek yetiştirmek ya da bir telefon görüşmesi için on dakikaya ihtiyacın olduğunda ne yapacaksın? Ekran yerine güvenli bir oyun alanı hazırlamak işe yarar: yerde bir battaniye, birkaç tahta kaşık ve plastik kap, bebeğin seni görebildiği ve sesini duyabildiği bir nokta. Arada bir ona dönüp bir kelime söylemek, "Buradayım, sen kaplarla oynuyorsun" demek, o on dakikayı da bir servis-karşılık alanına çevirir. Bebeğin tek başına biraz sıkılması da bir felaket değildir; kısa sıkılma anları, kendi kendine oyalanmanın ilk tohumlarıdır.
Bakıcı, kreş, büyükanne. Bebeğe gün içinde kim bakıyorsa, dil banyosu ve servis-karşılık da ondan gelir. Bu yüzden bakıcı ya da kreş seçerken en önemli soru "Kaç yıllık deneyimi var?" değil, "Bebekle konuşuyor mu, bakışını takip ediyor mu, yoksa telefonuna mı bakıyor?" sorusudur. Kreşte bir bakım verene düşen bebek sayısı da bu yüzden önemlidir: bir yetişkin aynı anda çok sayıda bebeğe cevap veremez. Büyükanne ve büyükbabanın baktığı bebekler çoğu zaman bol dil banyosu, bol tekerleme, bol ninni alır; bu, Türkiye'deki aile yapısının en büyük avantajlarından biridir ve değeri bilinmelidir. Büyükanneyle ekran konusunda bir anlaşma yapmak, çoğu zaman diğer bütün tavsiyelerden daha etkilidir.
Örnekler
- Basit: Bez değişimi. Sessiz versiyon: doksan saniye, sıfır kelime, anne bir yandan telefondaki mesaja bakıyor. Dil banyosu versiyonu: "Gel bakalım Mina, bezin ıslanmış. Şimdi sırtüstü yatıyoruz. Ay, soğuk mendil, üşüdün mü? Bacaklarını kaldırıyoruz, bir, iki. Temiz bez, mis gibi. Bitti!" Mina "Aaa" diye bir ses çıkarıyor; anne bekliyor ve cevap veriyor: "Aaa, evet, bitti, rahatladın." Aynı doksan saniye, ama bu kez bir düzine kelime, iki konuşma sırası ve göz göze bir gülümseme. Günde yedi-sekiz bez değişimi, yedi-sekiz küçük ders demektir.
- Orta: On aylık Efe parkta bir güvercini gösteriyor ve annesine dönüp bakıyor. Annesi telefonda bir iş mesajına cevap yazıyor. Servis karşılıksız kaldı; Efe iki kez daha "Ah! Ah!" diye deniyor, sonra kolunu indirip başka yere bakıyor. Şimdi sahneyi geri saralım: bu kez anne telefonu cebine koyuyor, Efe'nin parmağının ucunu izliyor ve "Kuş! Bu bir güvercin. Yem arıyor. Aa, uçtu!" diyor. Ortak dikkat kuruldu, üç yeni kelime verildi, bir sıra alındı. Fark yalnızca beş saniye. Mesaj beş saniye sonra da yazılabilirdi.
- Gerçek hayat: Ayla ile Cem ikisi de çalışıyor; sekiz aylık Toprak gündüzleri bakıcıyla. Akşam altıdan sekize iki saatleri var ve bu iki saate yemek, banyo ve uyku sığmak zorunda. İkisi de yorgun, telefonlar sürekli elde. Birlikte kurdukları plan: saat altıdan yediye telefonlar mutfak çekmecesinde. Yemek hazırlanırken Toprak mama sandalyesinde mutfakta ve Cem spiker modunda ne pişirdiğini anlatıyor. Banyo tekerleme zamanı. Uykudan önce yerde on dakika yüz yüze oyun. Bakıcıya da kısa bir not bırakıyorlar: günde birkaç kez kitaba birlikte bakmak, televizyon kapalı, Toprak bir şey gösterdiğinde adını söylemek. Günlerine eklenen süre neredeyse sıfır; Toprak'ın aldığı karşılık sayısı ise yüzlerce.
Ebeveyn için beden pratiği (2 dk)
Bu pratik yüzünle ilgili, çünkü bebek dünyayı önce senin yüzünü okuyarak okur. Bebeğinle yüz yüze geldiğin bir anda, ya da bir aynanın karşısında, gözlerini onun gözlerine yumuşakça sabitle ve kendi yüzünü içeriden hisset. Kaşların çatık mı, alnın gergin mi, çenen sıkılı mı, dudakların ince bir çizgi mi? Yargılamadan fark et. Sonra bir nefes ver ve verirken yüzünü yumuşat: alnını gevşet, kaşlarını hafifçe kaldır, dudaklarının köşelerini serbest bırak. Birkaç saniye bu yüzle bak ve bebeğin tepkisini izle; çoğu zaman bebek bir anda aynalar, yüzü açılır. Gün içinde yorgunken bu hareketi bir kez daha yap. Yorgun bir yüz de sıcak bakabilir; yeter ki kilitli kalmasın.
Bu hafta evde
Şimdi sıra sende: Önce bir sayım yap: bir saat boyunca bebeğine söylediğin cümleleri ve aranızdaki konuşma sıralarını, yani bebeğin ses çıkarıp senin cevap verdiğin anları say. Ertesi gün aynı saatte spiker modunu açarak ve beş adımı kullanarak yeniden say; iki sayıyı yan yana yaz. Sonra küçük bir senaryo yaz: günlük rutinden üç an seç, örneğin bez değişimi, mama ve araba yolculuğu, ve her biri için beş cümlelik bir dil banyosu senaryosu yaz. Senaryoları buzdolabına as ve bir hafta boyunca uygula; bakıcı ya da büyükanne varsa onlarla da paylaş. Hedef: Dil banyosunu ek bir zaman olarak değil, zaten var olan zamanın içine yerleştirmek. Gözlem günlüğü: Konuşma sıralarını saydığın ikinci gün bebeğinin sesinde, yüzünde ya da hareketlerinde fark ettiğin en belirgin değişiklik neydi?
Mini test
- Yeni araştırmalara göre dil gelişimiyle en güçlü ilişkili görünen şey nedir?
- On aylık oğlun mama sandalyesinden pencereye bakıp "Aaa!" diye bağırıyor, sonra sana dönüyor. Sen o sırada bulaşık yıkıyorsun. Servis-karşılık adımlarıyla bu birkaç saniyeyi nasıl kullanırsın?
- Ortak dikkat nedir ve yaklaşık kaç ay civarında belirginleşir?
- Ce-e oyunu hangi bilişsel kazanımla ilgilidir?
- Gündüzleri on dört aylık kızına annen bakıyor. "Sakin dursun" diye telefonda çizgi film açıyor, salonda televizyon da gün boyu açık kalıyor. Annene ne söyler, nasıl bir anlaşma önerirsin?
Cevapları göster
- Toplam kelime sayısından çok, bebekle yetişkin arasındaki karşılıklı konuşma sırası sayısı; yani bebeğin ses çıkarıp yetişkinin cevap verdiği döngüler.
- Önce servisi fark edersin: pencereye bakıp sana döndü. Karşılık verirsin: bakışını takip edip pencereye bakarsın. Adlandırırsın: "Kuş mu gördün? Evet, bir güvercin konmuş." Sıra beklersin: içinden beşe kadar sayıp onun yeni sesini beklersin. Sonra bitişi takip edersin: başka yere döndüğünde zorlamaz, yeni servisi beklersin. Bütün bunlar bulaşığı bırakmadan, birkaç saniyede olur.
- Bebeğin bir nesneye ve sana dönüşümlü bakması, parmakla göstermesi ve senin gösterdiğin yere bakması; sekiz-on iki aylar arasında belirginleşir.
- Nesne sürekliliği; oyun, yüzün örtünün arkasında durduğunu ve her seferinde geri geldiğini tekrar tekrar yaşatarak bu kavrayışı ve güveni pekiştirir.
- Önce minnetle başlarsın: annenin tekerlemeleri ve ninnileri kızın için büyük bir zenginliktir. Sonra gerekçeyi kısa tutarsın: Dünya Sağlık Örgütü bir yaşındaki çocuklara ekran önermiyor, çünkü ekran çocuğa cevap vermez; arka planda açık kalan televizyon bile yetişkinin çocukla konuşmasını azaltır. Ardından tek bir somut istek ve bir alternatif sunarsın: gündüzleri televizyon kapalı, çizgi film yerine yerde kap-kaşık oyunu; görüntülü aramalar ise istisna, çünkü karşıdaki kişi cevap verir.
Özet
- Dil banyosu: çok, zengin ve karşılıklı konuş; ne yaptığını ve ne gördüğünü anlatan bir spiker ol.
- Sayıdan çok sıra: bebekle yetişkin arasındaki konuşma sıraları dil gelişiminin en güçlü göstergelerinden biridir.
- Bebeğe yönelik sıcak ve uzatılmış ton iyidir; kelimeyi bozmak gereksizdir. İki dilli ev bebeği karıştırmaz.
- Ortak dikkat dokuz ayın devrimidir; gösterme davranışına her fırsatta cevap ver. En geliştirici oyuncak cevap veren bir yüzdür.
- İki yaş altında görüntülü arama dışında ekran yok; arka plan televizyonu bile evdeki dili azaltır.
Sonraki derse hazırlık
Ders 2.5, "Hareket ve Ayrılık: Motor Gelişim, Güvenli Keşif ve İlk Yılın Sosyal Dönüm Noktaları", modülün son dersi. Bedenin hareketine geçeceğiz: dönme, oturma, emekleme, ilk adımlar; evi keşfe güvenli hâle getirmek; ve ilk yılın iki sosyal dönemeci, yabancı kaygısı ile ayrılık kaygısı. Hazırlık: evinin bir odasında yere uzan ya da çömel ve beş dakika boyunca odaya bebeğinin göz hizasından bak. Ne görüyorsun, neye ulaşabiliyor, neye hiç ulaşmamalı? Gördüklerini bir listeye yaz.
Kaynaklar
- Hart, B. ve Risley, T. R. (1995). Meaningful Differences in the Everyday Experience of Young American Children. Baltimore: Paul H. Brookes.
- Sperry, D. E., Sperry, L. L. ve Miller, P. J. (2019). Reexamining the verbal environments of children from different socioeconomic backgrounds. Child Development, 90(4), 1303–1318.
- Romeo, R. R. ve ark. (2018). Beyond the 30-million-word gap: Children's conversational exposure is associated with language-related brain function. Psychological Science, 29(5), 700–710.
- ManyBabies Consortium (2020). Quantifying sources of variability in infancy research using the infant-directed-speech preference. Advances in Methods and Practices in Psychological Science, 3(1), 24–52.
- Byers-Heinlein, K. ve Lew-Williams, C. (2013). Bilingualism in the early years: What the science says. LEARNing Landscapes, 7(1), 95–112.
- Tomasello, M. (1999). The Cultural Origins of Human Cognition. Cambridge, MA: Harvard University Press.
- Dünya Sağlık Örgütü (2019). Guidelines on Physical Activity, Sedentary Behaviour and Sleep for Children under 5 Years of Age. Cenevre: WHO.
- Kirkorian, H. L. ve ark. (2009). The impact of background television on parent–child interaction. Child Development, 80(5), 1350–1359.