Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sindirim kanalı ağızdan anüse uzanan sürekli bir borudur: ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak. Her bölüm sindirimin farklı bir basamağını üstlenir.
Tükürük bezleri, karaciğer, safra kesesi ve pankreas, yiyeceğin içinden geçmediği ama salgılarıyla sindirime katılan yardımcı organlardır.
Yiyecek hem mekanik hem kimyasal olarak parçalanır ve kanal boyunca istemsiz dalga hareketleriyle ilerler. Besinlerin büyük bölümü ince bağırsağın geniş yüzeyinden emilir; kalanı kalın bağırsakta suyundan arındırılıp atılır.
Klasik agni kavramı sindirimi bir dönüştürme ilkesiyle açıklar. Bu ilke bugünkü asit ve enzimlerle karşılaştırılabilir, ama onlara indirgenemez.
Açılıştaki değirmende taş eziyor, pres sıkıyor, küp ayırıyor ve posa ayrı bir yere gidiyordu. Sindirim de her basamağın kendi işini gördüğü uzun bir yoldur.
Açılış sahnesi
Ege'de eski bir zeytinyağı değirmeni. Kasım ayı, zeytin hasadı yeni bitmiş ve çuvallar değirmenin önüne dizilmiş.
Zeytinler önce taş bir teknede ezilip hamur hâline getiriliyor. Sonra hamur süzgeçli hasırların arasına yayılıp preste sıkılıyor. Akan sıvı büyük küplerde dinlendiriliyor; yağ yukarı çıkıyor, su ve tortu aşağıda kalıyor.
Değirmenci bir ziyaretçiye açıklıyor: her basamak bir öncekinden farklı bir iş görür. Taş ezer ama ayırmaz; pres sıkar ama arıtmaz; küp bekletir ve ayırır.
Ziyaretçi, işin sonunda geriye kalan posaya bakıyor. Değirmenci onun da boşa gitmediğini, ama yağla aynı yere gitmediğini söylüyor.
Değirmen bir beden değildir. Yine de sindirimin işleyişini kaba çizgilerle önceden gösterir: yiyecek önce parçalanır, sonra çözülür, sonra işe yarayan kısmı alınır ve kalanı dışarı atılır.
Bu derste ne olacak
İlk olarak ağızdan başlayıp bedenin öbür ucuna uzanan sindirim kanalının bölümleri ele alınacak.
İkinci olarak bu kanala salgılarını gönderen, ama yiyeceğin içinden geçmediği organlar tanıtılacak.
Üçüncü olarak yiyeceğin iki farklı yoldan parçalandığı gösterilecek: fiziksel olarak ufalanması ve kimyasal olarak çözülmesi.
Dördüncü olarak besinlerin kana nasıl geçtiği ve geriye kalanın nasıl dışarı atıldığı anlatılacak.
Son olarak bugünkü sindirim anlayışı, akademinin daha önce tanıttığı agni kavramıyla yan yana konacak.
Bu derste anılan kişiler hayalîdir; yalnızca bir düşünceyi örneklemek için kurgulanmışlardır.
Sıfır noktası
Önceki ders bedenin havadan oksijeni nasıl aldığını gösterdi. Ama hücrelerin enerji üretmesi ve kendini yenilemesi için yalnızca oksijen yetmez; besin de gerekir.
Yediğimiz yiyecekler hücrelerin doğrudan kullanabileceği biçimde değildir. Bir dilim ekmek, bir parça peynir ya da bir kaşık yağ, kana geçmeden önce çok daha küçük yapı taşlarına ayrılmak zorundadır.
Bu ayrıştırmayı yapan sistem, ağızdan başlayan uzun bir boru ve ona salgı gönderen organlardan oluşur.
Mekanizma — sindirim kanalı
Sindirim kanalı ağızdan anüse uzanan, yer yer genişleyip daralan uzun bir borudur. Ağızda yiyecek dişlerle çiğnenir ve tükürükle karışır.
Yutulan lokma yutaktan yemek borusuna geçer. Yemek borusu onu mideye taşır. Mide, yiyeceği bir süre tutan, karıştıran ve güçlü bir asitle ön sindirimini yapan genişlemiş bir torbadır.
Mideden sonra yiyecek ince bağırsağa geçer. İnce bağırsak uzun ve kıvrımlıdır; sindirimin büyük bölümü ve besinlerin kana geçişi burada gerçekleşir. En son kalın bağırsak gelir; burada suyun ve bazı tuzların bir kısmı geri alınır ve atık dışkı hâline getirilir.
Kanalın duvarında, kas sistemi dersinde görülen düz kaslar bulunur. Bu kaslar istemsiz çalışır; yiyeceği biz farkına varmadan ilerletir ve karıştırır.
Mekanizma — yardımcı organlar
Sindirimde görev alan bazı organların içinden yiyecek geçmez. Bu organlar salgılarını kanala gönderir.
Tükürük bezleri ağza tükürük salgılar; tükürük yiyeceği nemlendirir ve bazı nişastaların sindirimini başlatır. Karaciğer safra üretir; safra, yağların sindirimi için onları küçük damlacıklara ayırır. Safra kesesi bu safrayı biriktirir ve yemekten sonra ince bağırsağa verir.
Pankreas ise ince bağırsağa, karbonhidratları, proteinleri ve yağları parçalayan güçlü sindirim sıvıları gönderir. Aynı organ, kan şekerini düzenleyen hormonlar da üretir; bu yönü endokrin sistem dersinde ele alınacak.
Mekanizma — iki yoldan parçalanma
Yiyecek iki farklı biçimde parçalanır. Birincisi fizikseldir: dişler yiyeceği çiğner, mide onu çalkalar, kanalın duvarındaki kaslar onu karıştırır.
İkincisi kimyasaldır: sindirim sıvılarındaki maddeler, yiyeceğin büyük moleküllerini daha küçük yapı taşlarına ayırır. Nişasta şekerlere, proteinler daha küçük birimlere, yağlar da daha küçük yağ parçalarına dönüşür.
Açılıştaki değirmende taş zeytini eziyordu; bu mekanik sindirime benzer. Ama yağın ayrılması için hamurun bir sonraki basamaklardan geçmesi gerekiyordu.
Yiyeceği kanal boyunca ilerleten, duvardaki düz kasların dalga biçimli kasılmalarıdır. Bu dalgalar yiyeceği hem iter hem de karıştırır.
Mekanizma — emilim ve atım
Kimyasal sindirimle oluşan küçük yapı taşları, ince bağırsağın duvarından geçerek kana ve lenf damarlarına karışır. Bu geçişe emilim denir.
İnce bağırsağın iç yüzeyi düz değildir. Parmak biçimli sayısız küçük çıkıntıyla kaplıdır ve bu çıkıntılar emilim yüzeyini çok büyütür. Solunum dersinde görülen alveoller gibi, burada da büyük bir yüzey hızlı bir alışveriş sağlar.
Emilmeyen kısım kalın bağırsağa geçer. Burada suyun önemli bir bölümü geri alınır. Kalın bağırsakta yaşayan çok sayıda mikroorganizma, sindirilmeden gelen bazı maddeleri işler; bu mikroorganizmaların sağlıkla ilişkisi bugün yoğun biçimde araştırılmaktadır.
Geriye kalan atık dışkı olarak bedenden atılır. Açılıştaki değirmende de posa yağla aynı yere gitmiyordu.
Mekanizma — agni ile yan yana
Akademinin Temel Kavramlar fakültesinde agni kavramı ve sindirimi yürüten jatharāgni ayrıntılı olarak işlenmişti. Klasik anlatım sindirimi, yiyeceği dönüştüren bir ateş kavramıyla açıklar.
Bu kavram, bugünkü sindirim anlayışının bazı öğeleriyle karşılaştırılabilir: mide asidi, sindirim sıvıları ve yiyeceği dönüştüren süreçler. Ama agni bir asit ya da bir enzim değildir.
Agni klasik düşüncede dönüştürme ilkesidir ve yalnızca sindirim kanalıyla sınırlı değildir; dokuların beslenmesinde ve bedenin başka düzeylerinde de iş gören bir kavramdır. Bu yüzden onu tek bir bugünkü yapıyla eşlemek, kavramı daraltmak olur.
Usta katmanı — sindirim sınaması
Sindirim üzerine bir metinle karşılaşan okurun bakacağı dört nokta şunlardır.
İlk soru metni sindirimin haritasına yerleştirir. İkinci soru iki parçalanma yolunu birbirinden ayırır.
Üçüncü soru sindirimin asıl yerini hatırlatır. Dördüncü soru agni kavramının bir aside ya da bir enzime indirgenmesini engeller.
Kapanış katmanı — bu dersin sınırı
Bu ders sindirim kanalının bölümlerini, yardımcı sindirim organlarını, mekanik ve kimyasal sindirimi, peristaltik hareketi, emilimi ve atımı ele aldı ve bugünkü sindirim anlayışını agni kavramıyla karşılaştırdı.
Kandaki atıkları süzen böbrekler ve idrar yolları sıradaki dersin konusu. Sindirim hastalıklarının tanısı ve kişiye özgü beslenme önerileri ise hekimlerin ve diyetisyenlerin alanıdır.
Şiddetli ve giderek artan karın ağrısı, kanlı ya da siyah dışkı, kan kusma ya da karında sertlik acil yardım gerektiren belirtilerdir. Bu belirtilerden biri görüldüğünde vakit kaybetmeden 112'ye haber verilir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSindirimin yalnızca midede gerçekleştiği sanılır.
Sindirim ağızda başlar ve asıl olarak ince bağırsakta tamamlanır.
Yaygın yanlışYiyeceklerin olduğu gibi kana geçtiği düşünülür.
Yiyecekler önce küçük yapı taşlarına ayrılır ve kana ancak bu parçalar emilir.
Yaygın yanlışYutulan lokmanın yemek borusundan yer çekimiyle aşağı kaydığı sanılır.
Lokma, kanal duvarındaki kasların dalga biçimli kasılmalarıyla ilerletilir.
Yaygın yanlışKlasik agni kavramının bugünkü mide asidiyle aynı şey olduğu düşünülür.
Agni çok katmanlı bir dönüştürme ilkesidir ve tek bir maddeye indirgenemez.
Aklında kalsın
Sindirim kanalı ağızdan anüse uzanan sürekli bir borudur: ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak. Her bölüm sindirimin farklı bir basamağını üstlenir.
Tükürük bezleri, karaciğer, safra kesesi ve pankreas, yiyeceğin içinden geçmediği ama salgılarıyla sindirime katılan yardımcı organlardır.
Yiyecek hem mekanik hem kimyasal olarak parçalanır ve kanal boyunca istemsiz dalga hareketleriyle ilerler. Besinlerin büyük bölümü ince bağırsağın geniş yüzeyinden emilir; kalanı kalın bağırsakta suyundan arındırılıp atılır.
Klasik agni kavramı sindirimi bir dönüştürme ilkesiyle açıklar. Bu ilke bugünkü asit ve enzimlerle karşılaştırılabilir, ama onlara indirgenemez.
Açılıştaki değirmende taş eziyor, pres sıkıyor, küp ayırıyor ve posa ayrı bir yere gidiyordu. Sindirim de her basamağın kendi işini gördüğü uzun bir yoldur.
Sonraki derse köprü
Sindirim sistemi besinleri kana aldı ve katı atıkları dışarı attı. Ama kanın içinde biriken başka atıklar ve fazla su da bedenden uzaklaştırılmalıdır.
Modülün sekizinci dersinin adı Üriner sistem.
O ders, böbreklerin kanı nasıl süzdüğünü, idrarın hangi yoldan bedenden atıldığını ve bu sistemin bedenin su ve tuz dengesini nasıl koruduğunu soracak.