Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sinir sistemi, beyin ve omurilikten oluşan merkezî bölüm ile bunlardan bedenin her yanına uzanan sinirlerden oluşan çevresel bölümden kurulur.
Sistemin temel hücresi olan nöron, haber alan kısa uzantılara ve haberi ileten tek, uzun bir uzantıya sahiptir. Beyinde on milyarlarca nöron bulunduğu tahmin edilir.
İstemli hareketleri yöneten bölümün yanında, kalp, sindirim ve terleme gibi işleri kişinin bilinçli kararı olmadan düzenleyen otonom sinir sistemi bulunur. Refleksler ise beyne uğramadan kurulan hızlı yanıtlardır.
Klasik metinler bugünkü sinir sistemine birebir karşılık gelen bir sistem tarif etmez. Manas ve prāṇa gibi kavramlar bazı işlerle yan yana konabilir, ama onlarla özdeş değildir; sirā ve dhamanīnin "sinir" diye çevrilmesi tartışmalıdır.
Açılıştaki kasabada bir santral, kablolar, kendi kendine çalan bir zil ve kendi kendine yanan lambalar vardı. Beden de böyle bir iletişim ağıyla çalışır: bir merkez, hatlar, hızlı yanıtlar ve kendi kendine işleyen düzenler.
Açılış sahnesi
Eski bir kasabanın telefon santrali. Duvarda yüzlerce küçük delik, önünde uzun kablolar ve kulaklıklı bir santral memuru var.
Bir ev arıyor. Memur hattı alıyor, arananın numarasını soruyor ve iki ucu bir kabloyla birbirine bağlıyor. Konuşma santralin içinden geçerek kasabanın öbür ucuna ulaşıyor.
Ama bazı işler santrale hiç uğramıyor. Bir evin kapı zili, düğmeye basıldığı anda doğrudan çalıyor; kimse bir karar vermiyor, kimse bir kablo takmıyor.
Bir de kasabanın sokak lambaları var. Akşam olunca kendi kendine yanıyor, sabah sönüyor. Santral memuru bunlarla hiç uğraşmıyor; kendi düzenekleriyle çalışıyorlar.
Santral bir beden değildir. Ama bedenin iletişim ağı buna benzer biçimde düzenlenmiştir: bir merkez, ona bağlanan hatlar, merkeze uğramadan verilen hızlı yanıtlar ve kendi kendine işleyen düzenekler.
Bu derste ne olacak
İlk olarak sinir sisteminin merkezî ve çevresel bölümleri tanıtılacak: beyin ve omurilik ile bunlardan çıkıp bedene yayılan sinirler.
İkinci olarak sinir sisteminin temel hücresi olan sinir hücresi ele alınacak. Bu hücrenin biçimi, gördüğü işi doğrudan yansıtır.
Üçüncü olarak bedenin istemli işlerini yöneten bölüm ile kalp, sindirim ve solunum gibi kendi kendine süren işleri düzenleyen bölüm ayrılacak.
Dördüncü olarak beyne uğramadan verilen hızlı yanıtlara, yani reflekslere bakılacak.
Son olarak sinir sistemi ile klasik anlatıdaki bazı kavramlar arasındaki ilişkiye ve bu ilişkiyi kurarken yapılan çeviri hatalarına değinilecek.
Bu dersteki durum kutuları kurgusal kişileri anlatır.
Sıfır noktası
Kaslar kasılır, ama ne zaman ve ne kadar kasılacaklarına kendileri karar vermez. Bu kararı veren ve bedenin bütün parçaları arasında haber taşıyan bir sistem vardır.
Sinir dokusu, modülün ilk dersinde sayılan dört temel dokunun sonuncusuydu. Burada o dokunun bedenin baştan ayağa nasıl bir ağ ördüğü izleniyor.
Bu ağ yalnızca kasları yönetmez. Duyuları algılar, düşünceyi ve belleği taşır, iç organların işleyişini düzenler.
Mekanizma — merkez ve hatlar
Sinir sistemi iki ana bölümden oluşur. Merkezî bölüm beyin ve omurilikten oluşur; kafatası ve omurga tarafından korunur.
Çevresel bölüm ise beyinden ve omurilikten çıkarak bedenin her yanına uzanan sinirlerdir. Beyinden doğrudan çıkan sinirler baş ve boyun bölgesine, omurilikten çıkan sinirler ise gövdeye, kollara ve bacaklara dağılır.
Açılıştaki santral merkezî bölüme, kasabanın her yanına uzanan kablolar çevresel bölüme benziyordu. Bir kablo koparsa o evin santralle bağı kesilir; bir sinir hasar görürse, o sinirin gittiği bölgenin merkezle bağı zayıflar.
Merkezî bölüm ayrıca kemik korumanın altında üç katlı zarlarla ve aralarındaki bir sıvıyla da çevrelenir. Bu katmanlar beyni ve omuriliği darbelere karşı ek olarak korur.
Mekanizma — sinir hücresi
Sinir dokusunun temel hücresi, sinir hücresidir. Beyinde on milyarlarca sinir hücresi bulunduğu tahmin edilir.
Bir sinir hücresinin üç temel bölümü vardır. Hücre gövdesi hücrenin merkezidir. Gövdeden çıkan kısa ve dallanan uzantılar haber alır. Tek ve genellikle uzun bir uzantı ise haberi başka hücrelere iletir; bu uzantı bazı sinirlerde bir metreye yakın uzunluğa ulaşabilir.
Sinir dokusunda nöronların yanında onları destekleyen, besleyen ve koruyan başka hücreler de bulunur. Bu destek hücreleri, sinir dokusunun önemli bir bölümünü oluşturur.
Nöronun biçimi, önceki derslerde görülen biçim ile iş arasındaki ilişkinin en açık örneklerinden biridir. Uzun bir uzantı, haberin bedenin bir ucundan öteki ucuna taşınmasını sağlar.
Mekanizma — istemli ve kendi kendine süren işler
Sinir sisteminin bir bölümü istemli hareketleri yönetir. Bir bardağı almak, yürümek, konuşmak bu bölümün işidir ve iskelet kaslarına emir gönderir.
Başka bir bölüm ise kişinin bilinçli kararı olmadan süren işleri düzenler. Kalp hızı, kan basıncı, sindirim, terleme ve göz bebeğinin genişleyip daralması bu bölümün işleridir.
Bu iki kol birbirini dengeler. Tehlike anında kalp hızlanır, sindirim yavaşlar; dinlenme sırasında kalp yavaşlar, sindirim hızlanır.
Açılıştaki sokak lambaları kendi düzenekleriyle yanıp sönüyordu. Otonom sinir sistemi de böyle çalışır: santral memuru her lamba için ayrı bir karar vermez.
Önceki derste görülen istemsiz kasların, yani kalp kasının ve düz kasların işleyişi, esas olarak bu sistem tarafından düzenlenir.
Mekanizma — refleks: merkeze uğramayan yanıt
Bazı yanıtlar beyne kadar gitmez. Sıcak bir yüzeye dokunulduğunda el, kişi acıyı fark etmeden önce geri çekilir.
Bu yanıt omurilikte kurulur. Deriden gelen haber omuriliğe ulaşır, orada doğrudan bir kas sinirine aktarılır ve kas kasılır. Beyin olayı ancak bir an sonra fark eder.
Açılıştaki kapı zili santrale uğramadan çalıyordu. Refleks yayı da böyledir: haber merkeze gitmeden yanıt verilir.
Mekanizma — klasik kavramlar ve çeviri sorunu
Klasik Ayurveda derlemeleri bugünkü sinir sistemine birebir karşılık gelen bir sistem tarif etmez. Ama bugünkü sinir sisteminin gördüğü bazı işler, klasik anlatıda başka kavramların içinde yer alır.
Kuramsal temeller fakültesinde işlenen manas, algıyı ve düşünceyi taşıyan zihin ilkesidir. Prāṇa ise hareketin ve duyuların canlılığıyla ilişkilendirilen bir ilkedir. Bu kavramlar bugünkü sinir sisteminin bazı işleriyle yan yana konabilir, ama onunla özdeş değildir.
Çağdaş bazı çevirilerde klasik metinlerdeki sirā ya da dhamanī sözcükleri "sinir" diye çevrilir. Bu çeviri tartışmalıdır. Sirā ve dhamanī dersleri bu sözcüklerin esas olarak taşıyan kanalları anlattığını göstermişti; bugünkü sinir kavramına doğrudan karşılık gelmezler.
Usta katmanı — sinir sınaması
Sinirlerden ya da zihinden söz eden bir metin okunurken şu dört soru akılda tutulabilir.
İlk iki soru metni sinir sisteminin haritasına yerleştirir. Üçüncü soru, yaklaşık sayıların sessizce kesinleşmesini önler.
Dördüncü soru sinir çevirisi sorununu ve manas ile prāṇa gibi kavramların bugünkü sinir sistemiyle özdeşleştirilmesini engeller.
Kapanış katmanı — bu dersin sınırı
Bu ders sinir sisteminin merkezî ve çevresel bölümlerini, nöronu, otonom sinir sistemini ve iki kolunu, refleks yayını ve klasik kavramlarla kurulan ilişkilerde yapılan çeviri hatalarını ele aldı.
Kalbin ve damarların kurduğu dolaşım ağı ise sıradaki dersi bekliyor. Sinir sistemi hastalıkları ve bunların tanısı ise bir anatomi dersinin kapsamında değildir.
Yüzde kayma, bir kolda ya da bacakta ani güçsüzlük, konuşma bozukluğu, ani görme kaybı ya da şiddetli baş ağrısı bir inme belirtisi olabilir. Bu belirtilerde dakikalar önemlidir; hemen 112 aranmalıdır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSinir sisteminin yalnızca beyinden oluştuğu sanılır.
Sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşan merkezî bölüm ile bedene yayılan sinirlerden oluşan çevresel bölümü kapsar.
Yaygın yanlışBedenin bütün işlerinin bilinçli kararlarla yönetildiği düşünülür.
Kalp hızı, sindirim ve terleme gibi işler otonom sinir sistemine bağlıdır ve irademizin dışında akar.
Yaygın yanlışRefleks hareketlerin bilinçli bir kararla yapıldığı sanılır.
Refleksler çoğu zaman omurilikte kurulan kısa bir yolla, beyin olayı fark etmeden önce gerçekleşir.
Yaygın yanlışKlasik metinlerdeki dhamanī ya da sirā sözcüklerinin bugünkü sinirlerle aynı şey olduğu düşünülür.
Bu sözcükler esas olarak taşıyan kanalları anlatır ve "sinir" diye çevrilmeleri tartışmalıdır.
Aklında kalsın
Sinir sistemi, beyin ve omurilikten oluşan merkezî bölüm ile bunlardan bedenin her yanına uzanan sinirlerden oluşan çevresel bölümden kurulur.
Sistemin temel hücresi olan nöron, haber alan kısa uzantılara ve haberi ileten tek, uzun bir uzantıya sahiptir. Beyinde on milyarlarca nöron bulunduğu tahmin edilir.
İstemli hareketleri yöneten bölümün yanında, kalp, sindirim ve terleme gibi işleri kişinin bilinçli kararı olmadan düzenleyen otonom sinir sistemi bulunur. Refleksler ise beyne uğramadan kurulan hızlı yanıtlardır.
Klasik metinler bugünkü sinir sistemine birebir karşılık gelen bir sistem tarif etmez. Manas ve prāṇa gibi kavramlar bazı işlerle yan yana konabilir, ama onlarla özdeş değildir; sirā ve dhamanīnin "sinir" diye çevrilmesi tartışmalıdır.
Açılıştaki kasabada bir santral, kablolar, kendi kendine çalan bir zil ve kendi kendine yanan lambalar vardı. Beden de böyle bir iletişim ağıyla çalışır: bir merkez, hatlar, hızlı yanıtlar ve kendi kendine işleyen düzenler.
Sonraki derse köprü
Sinir sistemi bedenin haber ağıydı. Ama bedenin her hücresine oksijen ve besin taşıyan başka bir ağ daha vardır.
Modülün beşinci dersinin adı Dolaşım sistemi.
O ders, kalbin kanı bedene nasıl pompaladığını, atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarların nasıl bir döngü kurduğunu ve bu döngünün, sirā ve dhamanī gibi klasik kanal kavramlarıyla neden kolayca eşlenemeyeceğini soracak.