Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Her doşa beş alt türe ayrılır. Bu türler ayrı ilkeler değildir; aynı doşanın bedenin belirli bir yerinde oturan ve o yere özgü bir işi üstlenen yüzleridir ve ana doşanın imzasını taşırlar.
Vātanın türleri prāṇa, udāna, vyāna, samāna ve apānadır. Adları hareketin yönünü anlatır: içeri, yukarı, yayılarak, ortaya ve aşağı.
Pittanın türleri pācaka, rañjaka, sādhaka, ālocaka ve bhrājakadır; kaphanın türleri avalambaka, kledaka, bodhaka, tarpaka ve śleṣakadır. Bu adlar türün gördüğü işi anlatır.
Pitta ve kaphada ötekileri destekleyen bir merkez alt tür vardır ve bu tür doşanın başlıca yerinde oturur. Vātada ise en önemli sayılan prāṇa başta, başlıca yerdeki apāna ise alt kattadır.
Açılıştaki kasabada tek bir su beş kola ayrılıp beş ayrı adla anılıyordu. Alt doşalar da böyledir: ad çoğalır, ilke tek kalır.
Açılış sahnesi
Dağ eteğinde küçük bir kasaba. Yukarıdaki kaynaktan tek bir su iniyor ve kasabaya girince beş kola ayrılıyor.
Bir kol meydandaki çeşmeye akıyor ve insanlar ona çeşme suyu diyor. Bir kol değirmenin çarkını döndürüyor; adı değirmen suyu. Biri bahçeleri suluyor, biri çamaşırhanenin teknelerini dolduruyor, sonuncusu da hamamın kazanına gidiyor.
Kasabada kimse "beş ayrı su var" demez. Herkes suyun tek olduğunu bilir. Ama değirmenci çeşmeden, bahçıvan hamamdan söz etmez; her biri suyu gördüğü işin ve aktığı yerin adıyla anar.
Önceki ders doşaların bedende toplandığı bölgeleri gösterdi ve her doşanın uzun bir yerler listesi olduğunu gördü. Bu ders o listenin arkasındaki düzeni açıyor: tek bir doşa, farklı yerlerde farklı adlar alıp farklı işler görüyor.
Kasabanın suyu bir imgedir ve doşaları anlatmaz. Yalnızca bu dersin taşıdığı ayrımı önceden sezdirir: bir şey tek kalarak da beş ada bölünebilir.
Bu derste ne olacak
İlk adımda klasik derlemelerin her doşayı beş alt türe ayırdığı ve bu türlerin ne tür bir bölünme olduğu kurulacak. Bu bölünme doşayı parçalamaz; aynı ilkeyi yerine ve işine göre adlandırır.
İkinci adımda vātanın beş türü ele alınacak. Bu türlerin adları, vātanın bedende hangi yöne hareket ettiğini anlatır.
Üçüncü adım pittanın ve kaphanın türlerine geçecek. Bu iki doşanın türleri yönle değil, gördükleri işle adlandırılır.
Dördüncü adımda her doşanın türleri arasında ötekileri destekleyen bir tür olup olmadığı sorulacak ve bu soru önceki dersin başlıca yer kavramına bağlanacak.
Usta katmanında, metinde bir tür adıyla karşılaşan okur için dört basamaklı bir okuma yolu verilecek.
Ders boyunca geçen öğrenci, eğitmen ve yazar kutuları anlatımı somutlaştırmak için uydurulmuş örneklerdir.
Sıfır noktası
Önceki derste vātanın yerleri arasında kalın bağırsak, kulak, deri ve kemikler; pittanın yerleri arasında göz, deri ve kan; kaphanın yerleri arasında göğüs, eklemler, dil ve baş sayılmıştı. Bu kadar farklı yerde aynı doşanın aynı işi gördüğünü düşünmek zordur.
Klasik derlemeler bu güçlüğü bir sınıflandırmayla çözer. Her doşayı, bedendeki belirli bir yere ve belirli bir işe bağlanan beş türe ayırır.
Bu tanımın son yarısı önemlidir. Alt doşalar yeni nitelikler kazanmaz. Vātanın beş türü de kuru, hafif ve hareketlidir; pittanın beş türü de sıcak ve keskindir; kaphanın beş türü de ağır ve yapışkandır.
Türleri birbirinden ayıran şey imza değil, yer ile iştir. Açılıştaki kasabada çeşme suyuyla değirmen suyu aynı sudur; ayrılan, aktıkları yer ve döndürdükleri çarktır.
Mekanizma — vātanın beş yönü
Aṣṭāṅga Hṛdaya'nın doşa bölümü vātanın beş türünü sırayla sayar: prāṇa, udāna, vyāna, samāna ve apāna. Bu adların hepsi Sanskritçede "soluk" ya da "hareket eden" anlamına yakın aynı kökten türer ve yalnızca başlarındaki ek değişir.
O ekler, hareketin yönünü söyler. Prāṇa başta oturur ve içeri doğru, öne doğru olan hareketi yönetir; soluğu almak, yutkunmak, duyuları ve zihni uyanık tutmak ona verilir. Udāna göğüste oturur ve yukarı doğru hareket eder; konuşmak, çaba göstermek ve hatırlamak onun işleri arasındadır.
Vyāna kalpten başlar ve bütün bedene yayılır; yürümek, kolları açıp kapamak, göz kırpmak gibi her türlü hareket ona yüklenir. Samāna sindirim yolunun ortasında, sindirimi yürüten ısının yakınında oturur; yiyeceği tutar, sindirilmesine yardım eder ve besini atıktan ayırır.
Apāna gövdenin en alt bölgesinde oturur ve aşağı doğru, dışarı doğru hareket eder. Dışkının, idrarın ve regl kanının çıkarılması, doğumda bebeğin dışarı itilmesi onun işidir.
Yön adı, önceki dersin gövde üçlemesiyle de uyumludur. Aşağı doğru hareket eden apāna, vātanın toplandığı alt kattadır; içeri alan prāṇa ise başta oturur.
"Prāṇa" sözcüğü bu fakültenin onuncu modülünde başka bir anlamda da karşımıza çıkacak. Burada yalnızca vātanın bir türünün adıdır; aynı sözcüğün başka bir düzeyde taşıdığı anlam, o modülün konusudur.
Mekanizma — pittanın ve kaphanın beş işi
Pittanın ve kaphanın türleri başka bir mantıkla adlandırılır. Bu adlar yönü değil, türün yaptığı işi anlatır.
Pittanın türlerinden pācaka, "pişiren" ya da "sindiren" anlamına gelir ve sindirim yolunun mide ile bağırsaklar arasındaki bölgesinde oturur. Rañjaka "renk veren" demektir; Aṣṭāṅga Hṛdaya'ya göre mide bölgesinde, Suśruta'ya göre karaciğer ve dalakta bulunur ve besin sıvısını kana dönüştürür.
Sādhaka "başaran" anlamındadır ve kalpte oturur; zekâ, kararlılık ve bir amacı gerçekleştirme gücü ona verilir. Ālocaka "gören" demektir ve gözde bulunur. Bhrājaka "parlatan" anlamına gelir ve derinin rengini ve parlaklığını korur.
Kaphanın türleri de aynı biçimde adlandırılır. Avalambaka "dayanak olan" demektir ve göğüste oturur; kledaka "nemlendiren" anlamındadır ve midede yiyeceği yumuşatır; bodhaka "algılatan" demektir ve dilde tadın algılanmasını sağlar.
Tarpaka "doyuran, besleyen" anlamındadır ve başta oturup duyu organlarını besler. Śleṣaka ise "bağlayan" demektir ve eklemlerde oturup onları kayganlaştırır.
Önceki dersteki yerler listesi burada yeniden anlam kazanır. Göz pittanın yerleri arasındaydı; orada ālocaka oturur. Dil ve eklemler kaphanın yerleri arasındaydı; orada bodhaka ile śleṣaka bulunur. Yerler listesi, alt türlerin oturduğu yerlerin bir özetidir.
Mekanizma — ötekileri taşıyan tür
Açılıştaki kasabada beş kol aynı kaynaktan besleniyordu. Doşaların türleri arasında da bir tür, ötekilerin dayandığı bir kaynak gibi anlatılır.
Aṣṭāṅga Hṛdaya, pācaka pittanın kendi yerinde kalarak öteki pitta türlerini de desteklediğini söyler. Aynı metin avalambaka kapha için benzer bir şey söyler: göğüste oturan bu tür, kendi gücüyle öteki kapha yerlerini de destekler.
Bu bağ dikkat çekicidir. Pittanın başlıca yeri sindirim yolunun orta bölgesiydi ve pācaka orada oturur. Kaphanın başlıca yeri göğüstü ve avalambaka orada bulunur.
Vāta için tablo bu kadar düzgün değildir. Vātanın başlıca yeri olan kalın bağırsağın bulunduğu alt katta apāna oturur, ama klasik anlatımlar türler arasında en önemlisi olarak çoğu zaman başta oturan prāṇayı öne çıkarır. Başlıca yer ile en önemli tür vātada aynı noktada buluşmaz.
Usta katmanı — alt tür sınaması
Son katmanın aracı, bir alt türün adının geçtiği klasik bir cümleyle karşılaşan okura dört adımlı bir okuma sırası verir.
İlk adım, türü ana doşaya bağlar ve imzanın hâlâ geçerli olduğunu hatırlatır. İkinci adım adı bir ipucu olarak kullanır.
Üçüncü adım türü önceki dersin yerleriyle ilişkilendirir. Dördüncü adım en sık atlanandır: bir türe ait bir iş, bütün doşaya yüklenebilir, ya da bütün doşanın bir işi tek bir türe daraltılabilir.
Kapanış katmanı — bu dersin sınırı
Bu ders alt doşa kavramını, vātanın yön adlarıyla anılan beş türünü, pittanın ve kaphanın iş adlarıyla anılan türlerini, ötekileri destekleyen merkez alt türü ve bir alt türden söz eden cümlelerin nasıl okunacağını kurdu.
Her türün bedendeki ayrıntılı işleyişi, birbirleriyle ilişkileri ve dengesini yitirdiğinde ne olduğu, akademinin fizyoloji fakültesinin ilk modülünde üç ayrı derste açılacak. Buradaki tanıtım yalnızca bir haritadır.
Alt türlerin adları, kişinin kendi bedenindeki bir değişikliği adlandırmak için kullanılacak bir teşhis sözlüğü değildir. Süren bir bedensel ya da zihinsel değişiklik, bir sağlık profesyoneliyle konuşulmalıdır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışAlt doşaların ana doşadan ayrı, bağımsız ilkeler olduğu sanılır.
Her alt tür, ana doşanın nitelik imzasını taşır ve yalnızca yerine ve işine göre adlandırılmış bir yüzüdür.
Yaygın yanlışVātanın beş türünün yalnızca soluk alıp vermekle ilgili olduğu düşünülür.
Bu türler yürümekten konuşmaya, sindirimden dışkılamaya kadar bedenin bütün hareketlerini paylaşır.
Yaygın yanlışÜç doşanın türlerinin aynı mantıkla adlandırıldığı sanılır.
Vātanın türleri hareketin yönüyle, pittanın ve kaphanın türleri ise gördükleri işle adlandırılır.
Yaygın yanlışAlt türlerin yerlerinin bütün klasik metinlerde aynı olduğu düşünülür.
Rañjaka pittanın yeri gibi bazı ayrıntılarda derlemeler ayrılır ve her yerin hangi kaynaktan geldiği belirtilmelidir.
Aklında kalsın
Her doşa beş alt türe ayrılır. Bu türler ayrı ilkeler değildir; aynı doşanın bedenin belirli bir yerinde oturan ve o yere özgü bir işi üstlenen yüzleridir ve ana doşanın imzasını taşırlar.
Vātanın türleri prāṇa, udāna, vyāna, samāna ve apānadır. Adları hareketin yönünü anlatır: içeri, yukarı, yayılarak, ortaya ve aşağı.
Pittanın türleri pācaka, rañjaka, sādhaka, ālocaka ve bhrājakadır; kaphanın türleri avalambaka, kledaka, bodhaka, tarpaka ve śleṣakadır. Bu adlar türün gördüğü işi anlatır.
Pitta ve kaphada ötekileri destekleyen bir merkez alt tür vardır ve bu tür doşanın başlıca yerinde oturur. Vātada ise en önemli sayılan prāṇa başta, başlıca yerdeki apāna ise alt kattadır.
Açılıştaki kasabada tek bir su beş kola ayrılıp beş ayrı adla anılıyordu. Alt doşalar da böyledir: ad çoğalır, ilke tek kalır.
Sonraki derse köprü
Doşalar şimdiye kadar hep bedenin mekânı içinde anlatıldı: nerede toplandıkları, nerede hangi türe bölündükleri. Ama klasik anlatım doşaları yalnızca bedenin haritasına değil, günün saatlerine de yerleştirir.
Modülün yedinci dersinin adı Günlük doşa döngüsü.
O ders, bir gün ve bir gece boyunca üç doşadan hangisinin hangi saatlerde öne çıktığını ve bu sıralamanın yemeğin sindirildiği saatlerle nasıl ilişkilendirildiğini soracak.