Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İki çeviri arasındaki bir fark, önce kaynak şerhlere kadar geri izlenmeden sınıflandırılamaz.
Çeviri katmanı; sözcük bölünüşünün, terim tanımının, cümle bağının ve yorumun tamamlanmasından sonra gelen, hedef dile aktarımla eklenen beşinci basamaktır.
Kaynak şerhler örtüşüyorsa fark çeviri katmanına, örtüşmüyorsa kaynağa aittir.
Yanlış eşdeğer, hedef dilde doğal duran ama kaynak terimin kapsamını tam karşılamayan bir kelime seçimidir; çevirmen sızıntısının en sık görülen biçimidir.
Kaynaktan gelen bir fark, önceki dersin sınıflandırmasıyla (kural ihlaline dayanan hatalı fark ya da iki gerekçeye dayanan meşru fark) değerlendirilir.
Kaynak sadakati sınaması, bir çevirinin ne kadar akıcı okunduğunu değil, kaynağa ne kadar sadık kaldığını ölçer.
Akıcılık ile sadakat aynı şey değildir; biri okuma kolaylığını, öteki kaynağa uygunluğu gösterir.
Açılış sahnesi
Bir okuyucu, aynı pasajın iki ayrı dile aktarılmış metnini karşılaştırmaya oturuyor; bir noktada ikisinin anlamca ayrıştığını fark ediyor.
İlk refleksi, bu farkı kaynak metindeki bir yorum farklılığına bağlamak oluyor; belki iki çevirmen, kaynak dildeki pasajı hazırlarken farklı şerhlere dayanmıştır.
Kaynak dildeki şerhlere dönüp bakıyor ve şaşırıyor: iki çevirinin dayandığı şerhler aslında birbiriyle tam olarak örtüşüyor, aynı kelime bölünüşü, aynı terim tanımı, aynı bağ, aynı yorum.
Demek ki fark, kaynak dildeki analizde değil, metnin başka bir dile aktarılması sırasında bir yerde doğmuş.
Okuyucu iki çeviriyi tekrar okuyor ve bir çevirmenin, kaynak metinde bulunmayan bir ayrıntıyı hedef dile eklediğini fark ediyor; bu ayrıntı kaynak şerhin hiçbir basamağında yok.
Bir soru ortaya çıkıyor: bu fark, kaynak metnin taşıdığı bir açıklığın devamı mı, yoksa çevirinin kendi başına ürettiği yeni bir sapma mı?
Bu iki durumu birbirinden ayırmadan, hangi çevirinin kaynağa daha sadık kaldığına karar verilemez.
Kaynağa dönüp bakmak, burada da tek güvenilir yoldur.
Bu derste ne olacak
Bu ders, iki çeviri arasındaki bir farkın kaynak metindeki bir farkı mı yansıttığını, yoksa çevirinin kendi sürecinde mi doğduğunu ayırt etmeyi kuruyor.
Bu modülün son dersi olarak, önceki altı dersin kazandırdığı bütün araçları tek bir zincirin halkaları olarak birleştiriyor ve bu zincire yeni bir halka ekliyor: çeviri katmanı.
İki eğilim bırakılıyor: iki çeviri arasındaki her farkı doğrudan kaynak metne bağlamak ve her farkı çevirmenin kişisel üslup tercihi sayıp kaynağa hiç bakmamak.
Sonra çeviri katmanının, kaynak dildeki basamaklara eklenen beşinci ve ayrı bir basamak olduğu ele alınıyor.
Ardından bu beşinci basamakta doğan hataların en yaygın biçimi olan yanlış eşdeğer ve bunun daha geniş bir kategorisi olan çevirmen sızıntısı işleniyor.
Dördüncü durakta bir sınama sırası kuruluyor: iki çeviriyi kaynak şerhlere kadar geri izle, kaynak basamaklar örtüşüyor mu diye bak, örtüşmüyorsa D06'nın sınıflandırmasını uygula, örtüşüyorsa farkın çeviri katmanında doğduğunu kabul et.
Kapanışta bu sınamanın sınırı beliriyor; bu yöntem bir çevirinin kaynağa sadakatini ölçer, hangi dilin daha güzel okunduğunu değil.
Bu derste geçen durumların hiçbiri gerçek değildir; hepsi bir kavramı görünür kılmak için yazılmış kurgulardır.
Sıfır noktası
Bu derste iki alışkanlıktan uzaklaşılıyor; ikisi de bir çeviri farkının kaynağını sınamadan hüküm vermekten kaynaklanıyor.
Birincisi, iki çeviri arasında görülen her farkı, çeviri sürecine hiç bakmadan doğrudan kaynak metindeki bir farka bağlamaktır; bu, çevirinin kendi başına ürettiği bir hatayı kaynağın üstüne yıkar.
İkincisi, her farkı çevirmenin kişisel tercihi sayıp kaynak şerhlere hiç dönmemektir; bu da kaynaktan gelen gerçek bir açıklığı ya da gerçek bir hatayı görünmez kılar.
Birincisi kaynağı haksız yere suçlar, ikincisi çeviriyi haksız yere aklar; ikisi de asıl kaynağı sınamadan bir hükme varmanın bir yoludur.
Mekanizma — çeviri katmanını beşinci basamak olarak eklemek
Önceki derslerde kurulan zincirde dört basamak vardı: sözcüğün bölünüşü, terimin tanımı, cümledeki bağ, yorum. Bir metin başka bir dile aktarıldığında bu zincire bir basamak daha eklenir.
Çeviri katmanı, önceki dört basamağın hiçbirini tekrar etmez; yalnızca kaynak dilde zaten tamamlanmış bir şerhin, hedef dilin kendi kelime dağarcığı ve söz dizimiyle yeniden ifade edilmesidir.
Bu yeni basamağın kendine özgü bir hata riski vardır: kaynak dilde hiç var olmayan bir ayrım ya da bulanıklık, hedef dilin kelime seçimleri yüzünden ortaya çıkabilir.
Mekanizma — yanlış eşdeğer ve çevirmen sızıntısı
Çeviri katmanında en sık görülen hata biçimi, hedef dilde doğal duran ama kaynak terimin kapsamını tam karşılamayan bir kelime seçimidir.
Bir sızıntının fark edilmesi zordur çünkü hedef dilde kulağa akıcı ve doğal gelir; sorun dilin akıcılığında değil, kaynakta karşılığı olmayan bir eklemede saklıdır.
Usta katmanı — geri izle, sına, sınıflandır
Bu bölümün konusu bir çeviri farkını fark etmek değil, onu kaynağına kadar geri izleyip doğru kategoriye yerleştirmektir.
Birinci sırada iki çeviriyi kendi kaynak şerhlerine kadar geri izle; her ikisinin de hangi kelime bölünüşüne, terim tanımına, bağa ve yoruma dayandığını bul.
İkinci sırada iki kaynak şerhi karşılaştır; dört basamak da örtüşüyorsa fark çeviri katmanına aittir, örtüşmüyorsa fark kaynaktan gelmektedir.
Üçüncü sırada, fark kaynaktan geliyorsa D06'da kurulan sınıflandırmayı burada tekrar uygula: bir kural mı ihlal edilmiş, yoksa iki taraf da kurala bağlı kalıp ayrı bir sonuca mı ulaşmış.
Dördüncü sırada, fark çeviri katmanına aitse, bunun bir yanlış eşdeğerden mi yoksa başka bir sızıntı biçiminden mi kaynaklandığını belirle ve bunu okuyucuya açıkça göster.
Kapanış katmanı — bu sınamanın verdiği ve vermediği
Doğru uygulanmış bir kaynak sadakati sınamasından üç kazanım çıkar: bir çeviri farkının kaynaktan mı yoksa çeviri katmanından mı geldiğinin kesin olarak bilinmesi, çeviri katmanındaki hataların yanlış eşdeğer ve sızıntı biçiminde ayırt edilmesi ve kaynaktan gelen farklara modülün önceki dersinde kurulan sınıflandırmanın uygulanabilmesi.
Vermediği şey, hangi hedef dilin ya da hangi çevirmenin üslubunun daha güzel okunduğuna dair bir hüküm sağlamaktır; bu sınama sadakati ölçer, estetik tercihi ölçmez.
Bir çeviri, akıcı ve okunması kolay olduğu hâlde kaynağa sadakatsiz kalabilir; tersine, biraz hantal okunan bir çeviri kaynağa tam sadık kalabilir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışİki çeviri arasındaki her fark, kaynak metindeki bir tartışmaya bağlanabileceği sanılır.
Kaynak şerhler örtüşüyorsa fark çeviri katmanında doğmuştur, kaynakta değil.
Yaygın yanlışİki çeviri arasındaki her fark, kaynağa bakılmadan çevirmenin kişisel tercihi sayılır.
Fark bazen kaynak şerhlerin kendisinde zaten var olan gerçek bir ayrışmadır.
Yaygın yanlışHedef dilde doğal ve akıcı duran bir kelime seçiminin otomatik olarak kaynağa sadık olduğu düşünülür.
Akıcılık, seçilen kelimenin kaynak terimin kapsamını tam karşıladığının kanıtı değildir.
Yaygın yanlışAyrıntısı daha fazla olan bir çevirinin, kaynağa otomatik olarak daha sadık kaldığı varsayılır.
Ek ayrıntı, kaynak şerhte bulunmayan bir sızıntı olabilir; uzunluk sadakatin ölçüsü değildir.
Aklında kalsın
İki çeviri arasındaki bir fark, önce kaynak şerhlere kadar geri izlenmeden sınıflandırılamaz.
Çeviri katmanı; sözcük bölünüşünün, terim tanımının, cümle bağının ve yorumun tamamlanmasından sonra gelen, hedef dile aktarımla eklenen beşinci basamaktır.
Kaynak şerhler örtüşüyorsa fark çeviri katmanına, örtüşmüyorsa kaynağa aittir.
Yanlış eşdeğer, hedef dilde doğal duran ama kaynak terimin kapsamını tam karşılamayan bir kelime seçimidir; çevirmen sızıntısının en sık görülen biçimidir.
Kaynaktan gelen bir fark, önceki dersin sınıflandırmasıyla (kural ihlaline dayanan hatalı fark ya da iki gerekçeye dayanan meşru fark) değerlendirilir.
Kaynak sadakati sınaması, bir çevirinin ne kadar akıcı okunduğunu değil, kaynağa ne kadar sadık kaldığını ölçer.
Akıcılık ile sadakat aynı şey değildir; biri okuma kolaylığını, öteki kaynağa uygunluğu gösterir.
Sonraki derse köprü
Bu ders, bir metnin başka bir dile aktarılması sırasında doğan farkları kaynak metnin kendi farklılıklarından ayırmayı gösterdi.
Bu modül boyunca kurulan bütün araçlar, tek bir metni doğru okumaya, doğru şerhlemeye ve doğru aktarmaya yönelikti.
Ama Ayurveda'nın kendisi yalnızca doğru okunacak bir metin yığını değil, belirli bir felsefi çerçeve içinde duran bir bilgi sistemidir; o çerçeve nereden gelir?
Bir sonraki modül tam bu soruyla açılıyor, ilk dersinin konusu Ṣaḍdarśana'ya genel bakış: Ayurveda'nın kavramlarını şekillendiren altı klasik Hint felsefe okulu nedir ve bu okullar Ayurveda metinlerini nasıl etkilemiştir?