Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir kelimenin anlamı metinde açıkça verilmediğinde, o anlam çevresindeki ipuçlarından adım adım çıkarılır.
Yakın bağlam, kelimenin bulunduğu cümle ve paragraftır; geniş bağlam, aynı eserin başka bölümleri ve yazarın başka kullanımlarıdır.
Geniş bağlama başka bir dönemden, türden ya da yazardan gelen bir örnek taşınırsa bu bağlam kayması olur, geniş bağlam değil.
Bir çıkarımın gücü, dayandığı bağlam kanıtı sayısına göre değişir; tek örnekle kurulan bir hipotez ile tekrarlanan bir örüntüyle kurulan hipotez aynı kesinlikte sunulamaz.
Çıkarım gerekçesi, bir anlamın hangi kanıta dayandığını ve ne derece kesin sayıldığını okuyucuya açık tutar.
En güçlü bağlamsal çıkarım bile metnin kendisinde açık bir tanımın yerini tutmaz; yeni bir kanıt çıktığında gözden geçirilebilir kalır.
Yakın bağlamdan geniş bağlama sırayla ilerlemek, rastgele bir tahminle gerekçeli bir hipotez arasındaki farkı belirler.
Açılış sahnesi
Bir okuyucu, bir pasajda daha önce hiç karşılaşmadığı bir kelimeyle karşılaşıyor; sözlükte birden fazla karşılık var ve hiçbiri pasaja tam oturmuyor gibi görünüyor.
Cümlenin kendisi kelimenin bölünüşünü, rolünü ve bağını açıkça gösteriyor ama kelimenin taşıdığı anlamı tek başına belirlemiyor; iskelet tamam, içerik belirsiz kalıyor.
Okuyucu önce cümleye bakıyor, sonra paragrafa, sonra pasajın geri kalanına; hiçbiri tek başına yeterli bir işaret vermiyor.
Bir an için aklına, aynı kelimeyi başka bir yerde, tamamen farklı bir bağlamda gördüğünü hatırlıyor ve o anlamı buraya taşımayı düşünüyor.
Sonra duruyor; o başka yerin dönemi, türü ve konusu bu pasajınkinden oldukça farklıydı, doğrudan aktarmak yanıltıcı olabilir.
Bunun yerine metnin kendi çevresine dönüyor: yazarın aynı eserde başka yerlerde bu kelimeyi nasıl kullandığına bakıyor ve bir örüntü arıyor.
Birkaç örnek buluyor, hepsi aynı yöne işaret ediyor ve bir anlam hipotezi kuruyor; ama bunu kesin bir tanım gibi değil, gerekçeli bir tahmin gibi sunmaya karar veriyor.
Metnin kendisi bazen sessiz kalır; o zaman okuyucunun elindeki tek araç, kelimenin çevresinde bıraktığı izleri toplamaktır.
Bu derste ne olacak
Bu ders, bir kelimenin ya da ifadenin anlamı metinde doğrudan verilmediğinde, o anlamı çevresindeki ipuçlarından nasıl çıkaracağını kuruyor.
İki eğilim bırakılıyor: bağlamdan anlam çıkarmayı serbest bir sezgi işi sayıp hiçbir dayanak göstermeden bir anlama karar vermek ve ilgisiz bir kaynaktan ödünç alınan bir anlamı buraya taşımak.
Sonra yakın bağlam ile geniş bağlam arasındaki fark ve hangi sırayla başvurulacağı ele alınıyor.
Ardından bir çıkarımın nasıl gerekçelendirileceği ve bu gerekçenin okuyucuya nasıl açık tutulacağı işleniyor.
Dördüncü durakta bir çıkarım sırası kuruluyor: yakın bağlamı tara, geniş bağlama geç, örüntüyü topla, hipotezi kesinlik derecesiyle birlikte yaz.
Kapanışta bu yöntemin sınırı beliriyor; en iyi bağlamsal çıkarım bile, metnin kendisinde açıkça yazılı bir tanımın yerini tutmaz.
Bu derste geçen durumların hiçbiri gerçek değildir; hepsi bir kavramı görünür kılmak için yazılmış kurgulardır.
Sıfır noktası
İki eğilim burada bırakılıyor ve her ikisi de aynı hataya farklı yönlerden varıyor: bağlamı ya hiç ciddiye almamak ya da yanlış bağlamı ciddiye almak.
Birincisi, bir kelimenin anlamını çevresine hiç bakmadan, yalnızca ilk akla gelen olasılıkla belirlemektir; bu, elde bulunan ipuçlarını değerlendirmeden atlamaktır.
İkincisi, kelimenin başka bir dönemde, başka bir türde ya da başka bir yazarda taşıdığı anlamı, hiçbir gerekçe göstermeden doğrudan bu pasaja taşımaktır.
Birincisi seni rastgele bir tahmine, ikincisi seni yanlış bir kesinlik duygusuna götürür; ikisi de okuyucuyu metnin kendisinden uzaklaştırır.
Mekanizma — yakın bağlamdan geniş bağlama
Bir anlam çıkarımı belirli bir sırayla ilerler: önce en dar çevre taranır, sonra kapsam adım adım genişletilir.
Yakın bağlam yeterli bir işaret vermezse, okuyucu geniş bağlama geçer; burada aynı yazarın aynı eserdeki başka kullanımları, varsa aynı yazarın başka eserleri ve türün genel alışkanlığı taranır.
Geniş bağlama geçerken dikkat edilmesi gereken şey, taranan örneklerin gerçekten karşılaştırılabilir olmasıdır; farklı bir dönemden, farklı bir yazardan ya da farklı bir türden alınan bir örnek, geniş bağlam değil yanıltıcı bir benzetmedir.
Bağlam kaymasının fark edilmesi zordur çünkü taşınan anlam çoğu zaman kulağa makul gelir; sorun anlamın kendisinde değil, o anlamın nereden geldiğindedir.
Mekanizma — çıkarım gerekçesi
Bağlamdan bir anlama varmak yetmez; o anlamın hangi kanıta dayandığı da okuyucuya açık tutulmalıdır.
Bir çıkarımın gücü, dayandığı kanıtın miktarına ve tutarlılığına göre değişir; tek bir örneğe dayanan bir çıkarım ile aynı yazarda tekrar tekrar görülen bir örüntüye dayanan çıkarım aynı kesinlikte sunulamaz.
Bu ayrım yeni bir kural değil, modülün önceki derslerinde de görülen bir ilkenin bağlam çıkarımına uygulanmış hâlidir: bir varsayım, bir tahmin ya da bir tercih, her zaman kendi gerekçesiyle birlikte görünür kalmalıdır.
Usta katmanı — tara, genişlet, gerekçelendir
Bu bölümün konusu bir belirsizliği fark etmek değil, o belirsizliği elindeki araçlarla adım adım çözmektir.
Birinci sırada yakın bağlamı tara: kelimenin bulunduğu cümleyi ve paragrafı, aradığın anlamı destekleyen ya da dışlayan bir işaret var mı diye oku.
İkinci sırada, yakın bağlam yetmezse geniş bağlama geç: aynı eserin başka bölümlerini, varsa yazarın başka eserlerini ve türün genel kullanımını tara.
Üçüncü sırada bulduğun örnekleri karşılaştır ve bir örüntü ara; örnekler aynı yöne işaret ediyorsa bu örüntü senin hipotezin olur.
Dördüncü sırada hipotezini yaz ama onu bağlam kanıtı sayısıyla birlikte sun; tek örneğe dayanan bir hipotezi zayıf bir tahmin olarak, tekrarlanan bir örüntüye dayanan hipotezi daha güçlü bir öneri olarak işaretle.
Beşinci sırada, elindeki en güçlü hipotezle birlikte, hâlâ metnin kendisinde açık bir tanımın bulunmadığını okuyucuya hatırlat; çıkarım bir tanımın yerini almaz, ona en yakın tahmini sağlar.
Kapanış katmanı — bu yöntemin verdiği ve vermediği
Doğru uygulanmış bir bağlamsal çıkarımdan üç kazanım çıkar: metinde açıkça yazılmayan bir anlama makul bir yol, bu yolun dayandığı kanıtın görünür kalması ve zayıf ile güçlü çıkarımlar arasındaki farkın okuyucuya taşınması.
Vermediği şey, metnin kendisinde açıkça yazılı bir tanımla aynı kesinlik derecesidir; en güçlü bağlamsal çıkarım bile bir tahmin olarak kalır, kanıtlanmış bir gerçek olmaz.
Bir başka sınır da şudur: bağlam kanıtı ne kadar çoksa çıkarım o kadar güçlenir ama hiçbir sayı, metnin kendisinin açık bir tanım vermesi kadar kesinlik sağlamaz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBir kelimenin anlamının bağlamdan çıkarılması, serbest bir sezgi işi sanılır.
Yakın bağlamdan geniş bağlama sırayla ilerleyen ve kanıt sayısını gösteren bir çıkarım, rastgele bir tahminden farklıdır.
Yaygın yanlışBaşka bir dönemden ya da türden gelen bir kullanımın, herhangi bir pasaja doğrudan uygulanabileceği düşünülür.
Karşılaştırılabilir olmayan bir kaynaktan taşınan anlam, geniş bağlam değil bağlam kaymasıdır.
Yaygın yanlışTek bir örneğe dayanan bir çıkarımın, tekrarlanan bir örüntüye dayanan çıkarımla aynı güvenilirlikte olduğu varsayılır.
Bağlam kanıtı sayısı arttıkça çıkarımın gücü de değişir; ikisi aynı kesinlikte sunulamaz.
Yaygın yanlışBağlamdan çıkarılan bir anlamın, metinde açıkça yazılı bir tanımla eşdeğer olduğu sanılır.
En güçlü çıkarım bile bir tahmindir; yeni bir kanıt çıktığında gözden geçirilebilir kalır.
Aklında kalsın
Bir kelimenin anlamı metinde açıkça verilmediğinde, o anlam çevresindeki ipuçlarından adım adım çıkarılır.
Yakın bağlam, kelimenin bulunduğu cümle ve paragraftır; geniş bağlam, aynı eserin başka bölümleri ve yazarın başka kullanımlarıdır.
Geniş bağlama başka bir dönemden, türden ya da yazardan gelen bir örnek taşınırsa bu bağlam kayması olur, geniş bağlam değil.
Bir çıkarımın gücü, dayandığı bağlam kanıtı sayısına göre değişir; tek örnekle kurulan bir hipotez ile tekrarlanan bir örüntüyle kurulan hipotez aynı kesinlikte sunulamaz.
Çıkarım gerekçesi, bir anlamın hangi kanıta dayandığını ve ne derece kesin sayıldığını okuyucuya açık tutar.
En güçlü bağlamsal çıkarım bile metnin kendisinde açık bir tanımın yerini tutmaz; yeni bir kanıt çıktığında gözden geçirilebilir kalır.
Yakın bağlamdan geniş bağlama sırayla ilerlemek, rastgele bir tahminle gerekçeli bir hipotez arasındaki farkı belirler.
Sonraki derse köprü
Bu ders, metnin kendisi bir anlamı açıkça vermediğinde o anlamı çevresinden nasıl çıkaracağını gösterdi.
Ama bağlamdan bir anlam çıkarmak, aynı pasajı okuyan herkesin aynı örüntüyü aynı biçimde göreceği varsayımına dayanıyordu; bu her zaman doğru değildir.
Bazen iki yorumcu, aynı yakın ve geniş bağlamı tarayıp birbirinden farklı hipotezlere varır; ikisi de kendi gerekçesini gösterse bile sonuç aynı kalmaz.
Yorum farklılıkları adlı ders bu durumu inceliyor: aynı bağlam kanıtına bakan iki okuyucu neden farklı sonuçlara varabilir, ve bu farklılık nasıl değerlendirilir?